Küçük bir ada, ama içine koca bir tarih sığdırmış.
Bozcaada o kadar eski ki, Homeros'un İlyada'sında geçer. Aşağıda bu hikayeyi baştan bugüne, kısa kısa anlattık.

Tenedos: Efsaneyle Başlayan Hikaye
Adanın antik adı Tenedos. Efsaneye göre adını, üvey annesinin iftirası yüzünden bir sandığa konup denize bırakılan ve sağ salim bu kıyılara vuran Tenes'ten alıyor. Asıl ününü ise Truva'ya borçlu. Anlatılana göre Yunan donanması, Truvalıları savaşın bittiğine inandırmak için tahta atı kıyıda bırakıp gemilerini bu adanın arkasına saklamış. Yani dünyanın en meşhur savaş hilesinin saklanma noktası, tam da burası.
Boğazın Kapısındaki Ada
Çanakkale Boğazı'nın hemen girişinde durduğu için, küçüklüğüne bakmayın: boğazdan geçmek isteyen herkes önce bu adayla karşılaştı. Persler, Roma, Bizans, Venedikliler derken ada el değiştirip durdu. 15. yüzyıl ortasında, Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı topraklarına katıldı. Bir ara yeniden Venedik'e geçti, geri alındı. Her dönem adaya bir iz bıraktı, o izlerin çoğu bugün hâlâ yerinde duruyor.
Kale: Herkesin Bir Taş Koyduğu Yapı
Limandan adaya yaklaşırken ilk gördüğünüz şey kale olacak. Herkes buraya bir taş koymuş. İlk kimin yaptığı bilinmiyor, Fenikelilerden Cenevizlilere ve Venediklilere kadar herkes kullanmış. 1455'te Fatih Sultan Mehmet döneminde eldeki kalıntıların üzerine yeniden inşa edilmiş, 1657'de Köprülü Mehmed Paşa, 1815'te II. Mahmut dönemlerinde büyük onarımlar görmüş. Suyla dolu bir hendekle adadan ayrılan kaleye bugün sabit bir köprüden giriliyor. İçi gezilebiliyor, detayları gezilecek yerler sayfasında bulursunuz.
İki Mahalle, Beş Asırlık Komşuluk
Bu geçmişi bugün de hissedersiniz. Beş yüz yıldır Rumlar ve Türkler yan yana yaşıyor burada. Bir yanda Rum Mahallesi'nin renkli kapıları ve geniş taş sokakları, öbür yanda Türk Mahallesi'nin dar, dolambaçlı yolları. Resmi adlarıyla Cumhuriyet ve Alaybey mahalleleri. İki farklı yerleşim anlayışı, aynı küçük adada omuz omuza.

1923 mübadelesinde Bozcaada ve Gökçeada Rumları, Lozan Antlaşması'yla kapsam dışı tutuldu. Rum nüfusun büyük bölümü 1960'lardan sonra göç etti ama cemaat bugün de var. Meryem Ana Kilisesi geçtiğimiz yıl tamamlanan kapsamlı bir restorasyonla yeniden ibadete açıldı, Paskalya adada yeniden kutlanıyor. Temmuz sonundaki Ayazma Panayırı ise iki kültürün aynı sofrada buluştuğu günlerden.
Bağların Adası
Bir de bağlar var. Adanın her yanı üzüm. Şarap burada antik çağdan beri yapılıyor, Tenedos şarabının ünü gemilerle Ege'yi aşarmış. Bugün adanın üçte biri bağ ve dört yerli üzüm hâlâ üretimde. Bu geleneğin bugününü Ne Yenir, Ne İçilir sayfasında anlattık, ağustostaki Bağ Bozumu Festivali ise takvimin en şenlikli haftası.
Bugünün Bozcaada'sı
Adanın tamamı sit alanı. Çirkin betonlaşma yok, her şey eski dokusuyla korunmuş. Taş evler, arnavut kaldırımları, cumbalar olduğu gibi duruyor. Yürürken zamanın yavaşladığını hissedersiniz. Zaten adayı ada yapan da bu: tarih burada vitrinde değil, sokakta.
Sık Sorulan Sorular
Bozcaada'nın eski adı nedir?
Tenedos. Ada bu adla İlyada'da geçer, antik kaynaklarda hep bu isimle anılır.
Bozcaada'nın Truva ile bağlantısı ne?
Efsaneye göre Yunan donanması, tahta atı Truva önünde bırakıp savaşın bittiği izlenimi vermek için gemilerini bu adanın arkasına sakladı. Truva'nın kalıntıları adanın tam karşısında, anakarada.
Bozcaada Kalesi'ni kim yaptı?
İlk yapan bilinmiyor. Fenikelilerden Venediklilere kadar birçok medeniyet kullandı. Bugünkü halini 1455'teki Fatih dönemi inşası ile 1657 ve 1815'teki büyük Osmanlı onarımlarına borçlu.
Adada Rumlar hâlâ yaşıyor mu?
Evet, küçük bir Rum Ortodoks cemaati yaşıyor. Meryem Ana Kilisesi ibadete açık, Paskalya ve Ayazma Panayırı gibi gelenekler sürüyor.
Bozcaada neden bu kadar korunmuş?
Adanın tamamı sit alanı ilan edildiği için yeni yapılaşma sıkı kurallara bağlı. Eski doku bu sayede bozulmadan bugüne geldi.
Bu tarihin içinde uyanın
Oikos Bozcaada'da, adanın sakin dokusunun tam ortasında konaklayın. Sorularınız için SSS sayfamıza bakabilir ya da bize ulaşabilirsiniz.
Odalarımızı Keşfedin Rezervasyon Yap