Küçük bir ada, ama içine koca bir tarih sığdırmış.
Bozcaada o kadar eski ki, Homeros'un İlyada'sında geçer. Truva Atı efsanesini bilirsiniz. Anlatılana göre Yunan donanması, Truvalıları savaşın bittiğine inandırmak için gemilerini bu adanın arkasına saklamış. Çanakkale Boğazı'nın hemen girişinde olduğu için, küçüklüğüne bakmayın: Persler, Roma, Bizans, Venedikliler, Osmanlılar sırayla buraya hâkim oldu.

Bu geçmişi bugün de hissedersiniz. Beş yüz yıldır Rumlar ve Türkler yan yana yaşıyor burada. Bir yanda Rum Mahallesi'nin renkli kapıları ve geniş taş sokakları, öbür yanda Türk Mahallesi'nin dar, dolambaçlı yolları.
Adanın tamamı sit alanı. Çirkin betonlaşma yok, her şey eski dokusuyla korunmuş. Yürürken zamanın yavaşladığını hissedersiniz.
Limandan adaya yaklaşırken ilk gördüğünüz şey kale olacak. Herkes buraya bir taş koymuş. İçi şimdi müze, gündüz gezilebiliyor.
Bir de bağlar var. Adanın her yanı üzüm. Şarap burada bir gelenek, birazdan anlatacağız.
Bu tarihin içinde uyanın
Oikos Bozcaada'da, adanın sakin dokusunun tam ortasında konaklayın.
Odalarımızı Keşfedin